Bölgesel ve Küresel Tehditler ve Fırsatlar Karşısında Türk Savunma Sanayii ve Atılması Gereken Adımlar

Çatışmaların ve doğmaya çalışan bir bölgesel jeopolitiğin sarkacında devinen Ortadoğu’da Türkiye, nispi kırılganlıklara rağmen dinamik ekonomisi ve toplum düzeniyle istikrarlı bir tablo çizmektedir. Bu ortamda Ankara’nın bölgesel ağırlığını arttıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkan Türk savunma sanayii dünyada ve bölgede giderek daha çok ses getirmektedir.
Ancak bölge ateş altındayken Türkiye’nin güven ve istikrarının göreceli kalabileceği aşikardır. Özellikle İsrail gibi yakın coğrafyada hegemonya amacı güden bir gücün varlığı dikkate alındığında Türk savunma sanayisini ve savunma-güvenlik ekosistemini daha da üst sıralara taşımak için gerek ülke içinde gerek bölgede gerekse de küresel düzeyde atılması gereken adımlar bulunmaktadır.
Bu politika notu, Türkiye’nin askeri teknolojilerde küresel aktör konumuna gelişi ve 7 Ekim 2023 sonrası artan bölgesel gerilimler ışığında Türk savunma sanayisinin yeni güvenlik tehditleri karşısında geliştirmesi gereken sistemleri ve bunların ortaya çıkardığı iş birliği fırsatlarını ele almaktadır. Bu notun temel amacı, Türkiye’nin kendi güvenliği ve bölge ve dünyadaki ortaklarının ihtiyaçları için geliştirilmesi gereken silah sistemleri, platformlar ve çözümler kadar iç huzur, refahı ve nüfuzunu arttırmak için siyasi, sosyal, ekonomik ve dış ticaret alanlarında atması gereken adımları da ortaya koymaktır.
Türkiye’nin söz konusu alanda güçlü ve güçlendirilmesi gereken yanlarını ortaya koyan bu politika notunun amacı, yakın bölgenin ateş çemberine dönmesini engelleyecek caydırıcı önlemler geliştirme maksadı güttüğü unutulmamalıdır.
